Oltacı İçin Göç Başladı – 15 Ekim 2014 Çapari İle Çinekop

Bu yazı Yaptığım Avlar kategorisine tarihinde tarafından gönderildi.


Aslında göç başlayalı çok oldu. Gırgırlar gırgır şamata, tekneler harala gürele lüferiydi palamutuydu kırdılar geçirdiler. Ama sıra biz oltacılara geldiğinde malesef istavrit bile yoktu. Gece yemli avlar verimsizdi. Yahu nasıl verimsiz olmasın ? İstavritin kilosu 20 TL olur mu ? Hem de bayat !

İnat ettim gitmemek için. Gece olta atan ahbaplarım 8-9 balık yakalayıp övüne dursunlar, o kalabalıklar inanın çekilir gibi değil. Tanıdığım pek çok olsa da yinede sıkılıyor insan. Gidip sohbet etmekte olmuyor ya neyse.

Gelelim neler olduğuna. Efendim garipçeden dönüşte aşağı doğru inerken teknelerin kireç burununa çok aşırı derecede yaklaştıklarını farkettim. Tekneler 5-10 değil en az 100 tane. Bunlar boğazın tam ortasındaydılar oysaki. Neler oluyor acaba diyerek sinsi bir şekilde indim sahil yoluna. Araba kalabalığından bıkıp doğru tünelden istinyeye. O çevrede olta atan yok. Hemen Kalendere doğru yollanıp arabayı sote bir yere parkettim. Vardır yoktur diyerek bir kaç çapari, kurşun ve oltayıda alıp yürüdüm ordu evi önüne.

Uzun zamandan beri beklediğim manzarayla sonunda karşı karşıyayım. Çinekoplar ( limit ve üstü ) 3 – 5 dizili geliyor. Herkes halinden memnun. Bir çok dostumuzda orada. Oooo sendemi burdasın, bendemi buradayım. Yahu bırakın beni oltamı açayım diyerek başladım atıp çekmeye. Balık o kadar yakından geliyorki biz bu mesafelerde yemli kıraça yakalıyorduk. Bazı balıklar limit altı, hemen suya bırakılıyor. Çevremdeki oltacıların bazılarıda bu bilinçle avlanıyor. Bazen güzel boylarda geliyor, sarıkanat gibi ama nerdeyse sarıkanat.

15 Ekim 2014 Boğazda Lüfer Avı
Öyle böyle derken limitlere yaklaştığımı görüyorum. Ama esas sevindiğim nokta tahminim doğru çıkması. Çünkü neredeyse 30 gündür geçtiğim boğaz hattını sonunda haraketlenmiş şekilde görmeyi başardım. Üstelik bir kaç günlük nevalemde var. Balıkta lüfer mahdumu olunca bundan güzel zevkte yok.

Gelelim ne kullandığıma. 130 gram kurşun ve klasik beyaz tüylü yeşil floşlu çinekop çaparisi. Öyle pembeyle maviye uğraşmayın, gelenekten de şaşmayın derim. Ayrıca balık çok uzakta değil, bunuda not edin. Bazen uzaklaşıyor ama genelde yakında. Birde abartmadan limitler çerçevesinde avlanın.

Rastgele.





Eylül 2014 Kefal Avı

Bu yazı Yaptığım Avlar kategorisine tarihinde tarafından gönderildi.


Sevgili balıkçı dostlar

Malum geçiş balıklarından son bir aydır pek ses çıkmıyordu. Tekneler balığa boğulurken kıyıdan maalesef pek verimli av yapılamıyordu. Gece yemli av için duranlarıda görüyordum ama onların avlarndan aldığım haberlere göre de çok fazla balık tutulmuyordu.

Boğazda Kefal Avı

Bende bu arada işimin erken bitmesi sayesinde bir kaç gün boyunca kefal avı yapmaya çalıştım. Yol güzergahımın büyük kısmıda boğaz hattı olduğu için hem geçiş balığını takip ettim hem de bulduğum güzel bir barınak yanında kıbrıs oltası ve ekmek ile kefal avları yaptım. Temizleme konusunda sıkıntı duyduğum için hiç büyük balık peşinde olmadım. Gelen balıklar genelde 30 cm civarı balıklardı. Bu boydaki balıkların temizliği ve tulum çıkarması zahmetsiz oluyor.

bogazda-kefal-avi (3)

Kıbrıs oltasının silindirini hazır olarak alsamda iğnedeleri donatma işini kendim yapıyorum. Malzemelerim arasında genelde hem siyah hem beyaz mat iğneli iki farklı kıbrı oltası bulunuyor ve iğneler çoğunlukla 8-4 numara arası. Tabi kıbrı oltası için en önemli detay iğneleri bağladığınız misinanın mutlaka sert olması. Diğer türlü iğneler birbirine girdiği için çok sıkıntı yaşarsınız.

Boğazda Kefal Avı

Bu bir kaç günlük av sonucunda sanıyorum 70 civarında balık yakalamışımdır. Kefal geleneğinde benim için önemli olan diğer husus balığı hemen oracıkta temizliyor olmak. Temizlerken meraklı bakışlar ve soru soranlar illaki oluyor. En çok gelen soruysa kefalin lezzetli olup olmadığı.

Boğazda Kefal Avı

Kefal Lezzetli Bir Balıkmı ?

Evet, kefal pek çok balıktan daha lezzetlidir. Daha önce pek çok kez yazmıştım, yine tekrar edeyim. Her balığın bir temizlenme ve pişirilme şekli vardır. Ben kefali eve götürmeden hemen deniz suyu ile temizliyorum ama bununla bitmiyor. Kefalin pulunu kesinlikle temizlemem, direkt derisini yüzerim. Pöylece o güzelim eti ortaya çıkar. Ayrıca kefal pislik yer diye bir kanaat vardır ki bu da çok yanlıştır.

Kokusundan tiksiniyorsanız derisini yüzdükten sonra deniz suyuyla içini dışını iyice yıkayın. Eve getirdiğinizdeyse tekrar tatlı suyla yıkayıp mısır ununa bulayarak kızgın yağda kızartın. Balığı nasıl tulum çıkaracaksınız ?