Tarihi Yarımada Balık Tutma Festivali 2018 Hakkında

Merhaba sevgili dostlar

Uzun zamandır takip ettiğim ve yazmak istediğim bir konudur bu ” balık tutma yarışmaları ” veya ” festivalleri “. Hatta daha ötesi bazı av kanallarına yönelik eleştirilerimde var ama belki doğru yol bulunur ve yetkin birileri bu konularda bilgilendirmeler yaparak hataların ortadan kalkması için yardımcı olur düşüncesiyle sessizliğimi korudum fakat dün izlediğim görüntülerden sonra güzel ülkemizin pek çok konuda olduğu gibi maalesef bu konuda da eğitilemeyeceğini anlamış bulunuyorum. Kısacası yazmak istediklerim var.

Benim ve bazı arkadaşlarımızın savunduğu en önemli konulardan bir tanesi vicdani limitlerdir ve elebette ki bunun tüm toplum tarafından benimsenmesi beklenemez. Buna en güzel örnek ise hepimizin diline dolanmış olan ve aslında pekte itiraza gerek olmayan amatör balıkçının 5 kg balık avlama limitidir. Sonraki örnek ise balığın büyüklüğü ne kadar olmalı.

7 Ekim 2018 tarihinde Galata Köprüsü üzerinde yapılan yarışmaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Videolarını youtube vb. ortamlarda bulmanız mümkün.

Bu yarışmada tutulan balıkların ekseriyeti ( 1 balıkçı özellikle kefal yakalamaya çalışıyordu ki benim gönlümün birincisi o dur ) genel olarak bilinçi balık avcılarının kovalarına koymayacağı büyüklükteydi. Vicdani limitten kastım budur. Ölçseniz yasal denir, limitlerde denir ama yakalanan o balıkları ne yapabilirsiniz ? Üzücü…

Sonra yarışmacı ile yapılan röportajı geldi ekrana. Yarışmacı yemli olta atıyor ki pek çoğu bu şekilde avlanıyor. Normalde ( vicdanen ) 3 köstekli olması gereken olta, tam 9 köstekliydi. Kendi ifadesi bu. 9 köstekli yemli olta atmak zaten kurallara aykırı. Referansımız : Sirküler Madde – 10 / 2 “Olta başına iğne sayısı 6 adedi geçemez

Sonrasında yapılan tartımlarda birinci olan avcının toplamda 5 kilo 800 gram balık avladığı ortaya çıktı. Yasal limiti tekrar edelim : Madde – 8 / 1 derki ” Adet cinsinden limit verilen türlerde kg cinsinden limitlere bakılmaz. Kg cinsinden limit verilen türlerde, avlanılan tür tek veya karışık olsun 5 kg’ı geçemez

Etti sana 3 kural hatası.

Toparlayalım.

  1. Bu ” festivalde ” birinci olan arkadaşımız, yasal limitleri aşmıştır.
  2. Bu ” festivalde ” birinci olan arkadaşımız, kurallara aykırı olan bir yemli olta kullanmıştır. 
  3. Bu ” festivalde ” birinci olan arkadaşımız ve diğerleri ( eğer ölçülseydi ) alı koymamaları gereken büyüklükteki balıkları kovalarına koydular. ( Tutabilirler ama geri bırakmaları gerekirdi )

Ama yarışma da birinci olan kişinin bu konularda bilgilerinin eksik olduğu belli. Yoksa bilerek böyle bir hata yapmazdı değil mi. Yani kurallar belliyken göz göre göre bu konuda kendisine para cezası vb. yaptırımlar uygulanmasını istemez herhalde değil mi ?

Yetkililer ne yaptı peki ? Bu arkadaşımızı ödüllendirdi.

Şimdi bu işin sorumlusu kim ? Yıllardır anlatıyoruz, izah ediyoruz ama dinleyen yok. Devletin desteklediği ve teşvik ettiği bir konuda bu kadar bilgisiz ve ilgisizce iş yapmasını anlamak mümkün değil. Amaç amatör balık avcılığına teşvik ise önce kuralların öğrenilmesi ( çünkü düzenleyen de bihaber ) ve öğretilmesi gerekir ki bu kurallar bizim için değil sonraki nesiller içindir. Eğer amaç bu değilse ve olay turistik bir çerçevede ele alınıyorsa da yine bir fark yok. Bu iş vicdani ve örfi kurallara bağlıdır, bağlı olmak zorundadır ve öyledir de sonuç ? En kötü senaryo düşünülürse, ” amaaan alt tarafı beş kilo balık yavv ” diye mi düşünülüyor ?

Balık avı yarışması düzenlediğinizde avcıyı ödüle değil anlamaya, empatiye ve hatta doğru bildiği yanlışları düzeltmeye motive etmelisiniz. Amaç öldürmek olursa sonunda bu kadar hatanın yapılması da normal. Eğer böyle değilde korumak, büyütmek ve ileriye taşımak olsaydı bu rekabetin içerisinde, işte o aktivitenin bir faydası olurdu insanlığa.

Yapılması gereken şudur : Birinci olan ve onun gibi kural ihlali yapanların ödülleri ellerinden alınmalıdır. Yine yarışmacılar içerisinde kural ihlali yapanlar tespit edilmeli ve organizasyonu yapan ve katkıda bulunanlarla birlikte yukarıda bahsettiğim kuralların ihlali gerçekleştiğinde ne gibi bir yaptırım uygulanıyorsa aynısı uygulanmalıdır ki ibreti alem için bu konuyu herkes duysun ve bilinçlensin.

Diyecektim ki sonra bana bir gülme geldi.

En azından bu yazıyı okuyup bu konularda eksik bilgisi olan arkadaşlarımızı bilgilendirmiş olmanın huzuru ile yazıyı bitiriyorum.

Saygılar ve sevgiler

Mırmır Avı – 11 Eylül 2016

Bu ava şöyle başlayayım : Hayatım boyunca bu kadar çok mırmırı bir arada görmedim.  Büyük veya küçük olsun bu sene inanılmaz bir mırmır bolluğu var Marmara da. Av tarihini de kayıtlarımda bulunsun diye ekledim.

Normalde mırmır avını geliboluda belli bir kaç bölgede ( ki o da denk gelebilirsek ) ve İstanbul Yenikapı fener altında yapardım. Ancak Fener altına hem çok fazla bilinen bir yer olduğundan hemde araç parkı zor olduğu için gitmiyordum. Tabi orada yakalanan balıkların lezzeti ve büyüklüğü farklı ve başka yerlerde o büyüklükte balıklara denk gelemiyordum. Ta ki bu ava kadar.

Deniz çıldırmış gibiydi ki mırmır avında böyle havalar iyidir. Büyük balıklar kıyılara yaklaşır ve dalganın oluşturduğu karmaşada ortaya çıkan diğer deniz canlılarını kolaylıkla avlar. Bu yüzden mırmır avcıları bu konuya özellikle dikkat etmeliler. Alt kısımda bulunan video da izleyeceğiniz gibi oltanız rüzgar ve dalgadan dans edebilir ama endişe etmeyin. Gelen balığın büyüklüğü ile orantılı olarak vuruş şeklide farklı oluyor.

Gelibolu Mırmır Avı

Kullandığım olta daha önce videosunu da yayınladığım iki köstekli kum üzerine yatırılan bir olta. Normal 3 köstekli oltalar da kullanılabilir ama bu tip bir takımda hem büyük balık yakalama şansınız fazla hem de sık vuruş alabiliyorsunuz. Birde aynı anda iki balık geldi mi işte o zaman avın zevki başka oluyor. Bu oltanın diğer avantajıysa mırmırın beslenme şekliyle uyumlu olması. Çünkü mırmır tıpkı sazanlar gibi çoğu zaman suyun dip kısmını yani kumu eşeleyerek beslenmeye çalışır. Bu sebeptendirki mırmır gibi balıkları kumluklarda ararız.

Kullanılan yem ise çoğunlukla kumluk alanlardaki çamurluk bölgelerde bulunan çamur kurdu. Solucana benzeyen bu kurt balığın vuruş sıklığına göre bütün veya yarım kullanılabilir. İstanbul avlarında kaya kurdu kullanırdık. Genel resme baktığımda bu balığın kurt ve benzeri yemlere daha fazla meyilli olduğunu söyleyebilirim. Tabi teke veya sülünezle de yakalanabilir ama kurt çeşitleri kadar verimli değil. Bu avda sonuç itibariyle yeterli büyüklüğe ulaşmış olan 9 adet balığı alıkoyduk. Mevki Gelibolu Hamzakoy bölgesidir.

Bu avda size hem avla ilgili bilgiler vermeye hem de mırmır avının nasıl yapılacağını anlatmaya çalıştım. Umuyorum faydalı olmuştur. İnşallah videoyu beğenerek izlersiniz. İyi seyirler.

Rastgele!