Yeni Başlayanlar

Bu sayfa kalıcı bir sayfa ve balıkçılığa yeni başlayanlar için yol gösterme amacı taşıyor. Neden hazırladığıma gelince, niyetim balıkçılığa yeni başlayanlara yanlış bilinenler hakkında bilgi vermek ve balıkçılıkla ilgili ufak ipuçları göstermek. Konuyu madde madde yazacağım için şimdilik eksik gibi görünebilir.

Bölümler :

1- Nereden başlamalı ?

Balık tutmaya başlamadan önce yapılan ilk haraketlerden bir tanesi malzeme alışverişi yapmak. Bu konuya daha sonraki zamanlarda değineceğiz ama aslında bu yapılması gereken ilk haraket değil. Öncelikle balıkçı adayının ( bu şekilde ifade edelim ) tutmak istediği balık ile ilgili bilgi sahibi olabilir. Her ne kadar bulunduğunuz bölgede her türlü balıkla ilgili bilgi almanız mümkün değilsede bir noktadan başlamanız gerekeceği için bilinen ve geleneksel olarak tutma yöntemi belirlenmiş balıkları ( istavrit veya kefal gibi ) hedef alarak işe başlayabilirsiniz. Bununla birlikte sizden tecrübeli balıkçılarla tanışarak onlarla sohbet etmek hem balıkçılık hakkında bilginizi arttırır hemde sonradan yapacağınız avlarla ilgili fikir verebilir.

Balık ve yer hakkında bilgi sahibi olmanız şu aşamada çok fazla birşey ifade etmeyecek. Bunun sebebiyse balığın yakalama tekniğinin önemi. Bunuda sıralamak gerekirse :

  • Oltayı kullanma şekli ( Uzak atış, yakın atış, makaralı veya makarasız olta vb. )
  • Yemin takılış şekli ( Canlı, ölü veya sahte yem )
  • Olta takımı ve yardımcı araç – gereçler ( Şamandıralı olta, çapari, yemli takım vb. )

Bu bölümde paldır küldür balık malzemesi almak yerine daha temkinli davranarak bilinçli bir şekilde nasıl balık avlamaya başlayabileceğinizi özetlemeye çalıştım.

2- Malzeme Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Pek çok yeni başlayan arkadaşımızın yapmış olduğu hatalardan birisi malzeme alırken ” mümkün mertebe herşey alınmalı ” düşüncesi. Ben bunu neredeyse balık malzemesi almaya gittiğim her zaman görüyorum. Bir keresinde boğazda balık tutacağını söyleyen bir avcı adayının çantasına en son rapala koyup gittiğine bile şahit olmuştum. İlk kural malzeme çantanızı veya kutunuzu gelişigüzel doldurmaktan kaçının. Av gününü ve avlamak istediğiniz balığı belirlediğinizde zaten gerisi çorap söküğü gibi geliyor.  Anlaşıldığı üzere malzeme alırken sadece hedef balığı değil gideceğimiz yeride gözetmemiz gerekiyor.

Peki neden ? Bu soruyu şu şekilde açıklayabiliriz; Yaz aylarında İstanbul Boğazına balığa gitmek isteyen bir balıkçı dostumuz yanına çapari, yemli takım ve kurşun alsa yeterlidir. Ancak gideceği yeri değerlendirdiğinde alması gereken çaparinin ne kadar ince olması gerektiğini veya kurşun ağırlığının ne olması gerektiği hakkında da fikir sahibi olacaktır. Sonuç itibariyle derin olmayan bir yerde almış olduğu kalın çapariyi kullanmaya çalışırsa gidip tekrar ince çapari alması gerekecek.

Malzeme fiyatları hakkında az çok fikir sahibi olduğunuzu düşünüyorum, 50 kuruşluk çapariye 2 lira vermeniz sizce ne kadar mantıklı ? Bunu birde balık çeşitlerinin çokluğuyla değerlendirirseniz sonu olmayan bir deniz gibi olduğunu görebilirsiniz.

İstihbarat çok önemli bir unsur olduğu için daha önce söylediğim gibi kendinize balık dostları edinin. Bu size hem zaman kazandırır, hemde böyle durumlarda maddi yönden yarar sağlayabilir.

Diğer konuysa adım adım ilerlemeyle ilgili. İstavrit tutarak başlarsınız, daha sonra kefal yakalamaya heveslenebilirsiniz ve bu gayet doğaldır. Ancak malzeme almaya gittiğinizde bir çok takım almayı bırakıp kendiniz takım bağlamaya çalışmaya ne dersiniz ? Maddi yönden getirileri dışında birde balıkçılıkla ilgili deneyimlerinizi arttıracak olan bu davranışın size bir çok şey kazandıracağının garantisini veriyorum.

Son olarak, malzemecilere gittiğinizde onlarca oyuncağın raflarda size göz kırptığını göreceksiniz. Fakat esas olan yerel kaynaklardan alacağınız bilgilerdir. 1000 çeşit levrek sahtesi vardır, ancak aklın yoluda birdir. Malzeme üreticileri ( rapala gibi ) önceden, ürettikleri sahte balıkların hangi balıklar için dizayn edildiğini kutuların arkasında belirtiyorlardı. Şimdilerde bu uygulama fazla yapılmıyor ama zaten olmasınada gerek yok. Öyle ilginç durumlarla karşılaşacaksınız ki örneğin lolipop çubuğuyla inanılmaz levrekler yakalandığına şahit olabilir veya duyabilirsiniz ( gerçektir ). Ama sizin 30 lira vererek aldığınız sahte balığınız bu tip sonuçlara ulaşamayabilir. Bu yüzdendirki devamlı söylediğim bir konuyu hiç aklınızdan çıkarmayın. Hedef balığınız ve gideceğiniz yerle ilgili şu konularda araştırma yapın :

  • Hava durumu nasıl olmalı ( Levrek için çırpıntılı bir deniz idealdir )
  • Ne tür sahte balık kullanmalıyım ( Gözleri canlı, kırmızı kafalı beyaz ve kefale benzeyen )
  • En verimli yerler neresi ( Kayaların veya otlukların olduğu bölgeler )
  • Nasıl bir kamış – makaram olmalı ( 3 metre uzunluğunda, ufak makaralı ve ince sağlam misinalı bir olta )

Yani abur cuburla çantalarınızı doldurmak yerine tecrübe ve istihbaratlarla yola çıkarak alacağınız malzemeleri uzun vadede kullanmaya çalışın.

Bu arada levrek ile ilgili verdiğim örnek sadece belli bir mevki için geçerlidir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir