Etiket arşivi: istanbul boğazında çinekop avı

16 Kasım 2011 Çapariyle Çinekop Avı

10 günlük bir aradan sonra Anadolu yakasınada geçecek olmam sebebiyle sabah erken saatlerde boğaz kıyısına attım kendimi. Amacım sabah trafiğinin yoğunluğu geçene kadar avlanabilmek ve daha sonra yola düşmekti. Aynı gün içerisinde hem iş hemde balık avı yapabilmenin zevki bir başka.

Gerekli balık avı giyisilerini kuşandıktan sonra havanında azizliğine uğramamak için cebime bir kaç çapari ( yeşil floş ve beyaz tüy ve iğneli ) ve kurşun aldıktan sonra kovaya ve olta ayağına yer ayırıp oltayı atmaya başladım. Sonuç itibariyle ne olursa olsun hedefim çinekop yakalamaktı. Bu yüzden arada gelen palamutlar için çapari değiştirmeye gerek duymadım. Kullandığım çapari belki palamut alabilirdi ancak palamut için uğraşsaydım muhtemelen bu kadar verimli bir zaman geçiremeyecektim.

Çapariyle Çinekop Avı

Balık saat 10 civarında tamamen kayboldu. İşte o zamana kadar  ” fakirin tavuğunun tek tek yumurtlaması ” misali her atışta bir tane alıyordum. Arada istisna olarak bazen iri istavritle çinekop, 3 seferde çift çinekop çekme şansım oldu. Balığın bolluğu bazen iğnenin balığın sağına soluna saplanmasından anlaşılıyordu zaten.  Çapari ile av yapacaksanız püf noktası mümkün olan en ağır kurşunu ( 125-150 gram ) kullanarak oltayı akıntıda tutabilmek ve çapariyi sert haraketler ile yapmak. Kabul ediyorum biraz yorucu ama çalışmayanada ekmek yok.

Günün sonucu 46 balık ve mutlu mesut bir av.

Rastgele.

Boğazda Çapariyle Çinekop Avı

Uzun süren yemli avlardan sonra palamut denemelerindende boş dönünce çapariyle istavrit avı dışında yapılabilecek diğer avlar hayal gibi geliyordu. Ne zamanki geçen hafta itibariyle tek tükte olsa istavrit çaparilerine çinekop gelmeye başladı , işte o zaman arkadaşlarla kıyıyı daha fazla takip etmemiz gerektiğini anladık.

Boğazda Çapariyle Çinekop Avı

Özellikle Tarabya civarında avlanan arkadaşlardan haberleri aldıktan sonra 1 Kasım günü öğle saatlerini geçerken otobüs tabir edeceğim kuyruğa ben ve bir kaç arkadaşımda girdikten sonra kenardan çaparileri atmaya başladık. İlk bir kaç atışta istavritlerde gelsede sonradan balığın suyunu bulduktan sonra çinekoplar gelmeye başladı. Bazıları çok ufak olduğu için mümkün mertebe zarar vermeden denize bıraktım.

Boğazda Çapariyle Çinekop Avı

Bu avda özellikle yeşil floşlu çapariler çok iş yapıyor görünsede aslında beyaz tüy ve yeşil floşlu çapariler daha iyiydi. Nedeniyse iğnelerin ve tüyün istavrit için biraz daha gösterişli olması ve bedenin kısa olmasından dolayı atış mesafesinin daha uzun olması. Ayrıca kulalndığımız kurşunlar minimum 125 gramdı. Çaparicilik özellikle çinekop ve palamut için çok yorucu ama sonuçları tabiki fotograflanmaya değer. Çapariyi kullanırken dikkat etmeniz gerekenler :

  • Oltanızın sarımını çok hızlı ve fazla turda yapmayın, bu sayede uzakta ve derinde daha fazla kalmasını sağlayabilirsiniz.
  • Yerinizde durmayın, akıntı yönüne haraket edin ve misinanız her zaman sizinle aynı hizada bulunsun.
  • Çapari haraketlerini sert ve 3 adımda tamamladıktan sonra sarım yapın.
  • Ağır kurşunda balığın vuruşları zor anlaşılır, bunun yerine kamışı kaldırdığınızda uç kısmın eğimini kontrol edin fakat akıntı suyuna aldanmayın.
  • Mümkün mertebe ısınma haraketleri yapmadan olta atmaya başlamayın 🙂

30-31 Ekim ve 1-2 kasım tarihleri arası özellikle çapari için çok verimliydi ancak yemli için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Balıkların ufak olmasıda cabası. Yaşanan bir kaç tanede garip olay vardıki balık işinin ne kadar kısmet işi olduğunun göstergesiydi. Örneğin oltadaki çinekopa saldıran bir lüferin balığı parçaladıktan sonraki klasik kafa savurmasını yaparken diğer iğnelere bulaşması ve karabatakların oltanın geliş suyundan bekleyerek balıkları kaptı kaçtı yapması gibi.

Son ipucu : Böyle bir hengamede oltanıza başka türden balıklarda gelebilir.

Rastgele.