Etiket arşivi: kefal avı

Eylül 2014 Kefal Avı

Sevgili balıkçı dostlar

Malum geçiş balıklarından son bir aydır pek ses çıkmıyordu. Tekneler balığa boğulurken kıyıdan maalesef pek verimli av yapılamıyordu. Gece yemli av için duranlarıda görüyordum ama onların avlarndan aldığım haberlere göre de çok fazla balık tutulmuyordu.

Boğazda Kefal Avı

Bende bu arada işimin erken bitmesi sayesinde bir kaç gün boyunca kefal avı yapmaya çalıştım. Yol güzergahımın büyük kısmıda boğaz hattı olduğu için hem geçiş balığını takip ettim hem de bulduğum güzel bir barınak yanında kıbrıs oltası ve ekmek ile kefal avları yaptım. Temizleme konusunda sıkıntı duyduğum için hiç büyük balık peşinde olmadım. Gelen balıklar genelde 30 cm civarı balıklardı. Bu boydaki balıkların temizliği ve tulum çıkarması zahmetsiz oluyor.

bogazda-kefal-avi (3)

Kıbrıs oltasının silindirini hazır olarak alsamda iğnedeleri donatma işini kendim yapıyorum. Malzemelerim arasında genelde hem siyah hem beyaz mat iğneli iki farklı kıbrı oltası bulunuyor ve iğneler çoğunlukla 8-4 numara arası. Tabi kıbrı oltası için en önemli detay iğneleri bağladığınız misinanın mutlaka sert olması. Diğer türlü iğneler birbirine girdiği için çok sıkıntı yaşarsınız.

Boğazda Kefal Avı

Bu bir kaç günlük av sonucunda sanıyorum 70 civarında balık yakalamışımdır. Kefal geleneğinde benim için önemli olan diğer husus balığı hemen oracıkta temizliyor olmak. Temizlerken meraklı bakışlar ve soru soranlar illaki oluyor. En çok gelen soruysa kefalin lezzetli olup olmadığı.

Boğazda Kefal Avı

Kefal Lezzetli Bir Balıkmı ?

Evet, kefal pek çok balıktan daha lezzetlidir. Daha önce pek çok kez yazmıştım, yine tekrar edeyim. Her balığın bir temizlenme ve pişirilme şekli vardır. Ben kefali eve götürmeden hemen deniz suyu ile temizliyorum ama bununla bitmiyor. Kefalin pulunu kesinlikle temizlemem, direkt derisini yüzerim. Pöylece o güzelim eti ortaya çıkar. Ayrıca kefal pislik yer diye bir kanaat vardır ki bu da çok yanlıştır.

Kokusundan tiksiniyorsanız derisini yüzdükten sonra deniz suyuyla içini dışını iyice yıkayın. Eve getirdiğinizdeyse tekrar tatlı suyla yıkayıp mısır ununa bulayarak kızgın yağda kızartın. Balığı nasıl tulum çıkaracaksınız ?

Kefal, Turna Ve Tatlı Su Kefali

Denizde istavrit ve mezgitten başka birşey yok. Bizde hem spor olsun hem de hazır yaz zamanı herşey müsaitken biraz görüntü alabilelim diye daha önce denemediğimiz veya az denediğimiz yerleri ziyaret etmeye devam ediyoruz.

Öncelikle hedefimiz bir bentti ve turnanın orda yuvalanmış olabileceğini düşündüğüm için kısa süreli deneme yaptım. Turnalar ufaktı ve avı yakala bırak modunda sürdürdük. Sonra eli boş gitmek olmaz diyerek biraz kızılkanatları yokladık.

Kızılkanat Avı ve Resimleri

Her nekadar hava çok sıcak olsada ufak büyük demeden oltaya saldıran turnaları gördükçe sıcağı unutuyor insan. Ama siz siz olun mutlaka şapka ve güneş kremi bulundurun yanınızda.

Av sırasında yine strike pronun karnı sarı çizgili alt kısmı parlak bir nevi kefale benzeyen ve artık emekli olmak için can atan sahtesini kullandım. Onu bir süre daha emkli etmeye niyetim yok. En fazla iğnelerini değiştireceğim herhalde. Bu arada kefal diyorum ama ne yalan söyleyeyim sarpaya daha çok benziyor.

Bu ava ait video :
 

 
Bu av bittikten sonra hem dinlenmek hemde birşeyler atıştırmak için iftar sonrası şehir merkezine indik. Planımız uygun bir yerde sabahladıktan sonra erkenden diğer avlanacağımız noktaya gitmekti. Fakat sağolsun sivrisinekler uyumamıza engel olunca bizde ufak bir tur atalım diye düşünerek limana indik. İyiki de inmişiz. Büyük bir levrek ortalığı birbirine katıyordu. O kadar sinsiydiki o anda onun menüsündeki bir balık olmak kadar korkunç birşey olamaz diye düşündüm.

Hazır kefallerde suda geziyorken boş durmakta olmaz diyerek takımı taklavatı çıkardık ve ekmek sararak kefal yakalayalım dedik. Kefaller çok nazlıydı ama yinede ” yakalandı, yakalanmadı ” heyecanıyla güzel vakit geçirdik. 1 Tanede tombul ve güzel kefal  var yakalanan ancak videosu malesef yok. Bunun yerine resmini ekliyorum.

Ekmek ile Kefal Avı

Diğer avımızda sabahın erken bir saatinde düştük yollara. İlk defa bu kadar erken gittiğim bir yer. Yaklaşık 6 civarı suyla buluştuk. Suyun üzerinde inanılmaz bir aksiyon vardı. Balıklar yemleniyor anlıyoruz ama sıçramalar, kabarcıklar. Yoksa dipten yemlenen balıklarmı var ? Mesela sazan veya benzerleri ? Bu soruları sorarken ileride dip oltası atanlar gözüme çarptı.

Atıp çekmeye devam ediyorken bir yandanda aklım orada. Bu kadar dara bir yerde neye olta atıyorlarki ? Kefal olsa evet olabilir ama at-çek usulü dururken yemli oltalar atmak neden ? Çok geçmeden bu soruların cevabını ( ayıptır söylemesi tokat gibi oldu ) hemen aldım. Yaklaşık 10 kiloluk bir aynalı sazanı her ne kadar heyecan ve acemilik dolu bir şekilde olsada bir kaç metre ötemde kepçeleyiverdiler. Tanımadığım avcılar olduğu için yanlarından geçerken tebrik edip rastgele diyerek devam ettim.

Turna ve Tatl Su Kefali Avı

Zaten pek huyum değildir bakalım edelim kabilinde haraketler ama tebrik etmedende olmaz. Darısı başımıza dedik, atıp çekmeye devam ettik. Son avda turna da görmüştüm bu derede ve aklım büyüklerin varolup olmadığındaydı. Bunun cevabınıda bu avda aldığımı söyleyebilirim. Hatta artık daha büyüklerinin varlığını umut ediyorum. 

 

Eğer diğer videoları izlediyseniz kullandığım makaranın aynı ama kamışın farklı olduğunu göreceksiniz. Bundan yaklaşık 10 sene önce kısıkta tamamen şans eseri köşede üzerinde ” 20 dolar ” yatarken bulduğum daiwa marka spinner model at çek kamışımı her ne kadar kıyamasamda bu avda kullanmaya karar verdim. Maksat daha fazla aksiyon olsun.  Gerçi kıyamıyorum dediğim bu kamış bir çok buna benzer at çek avlarında benim yanımdaydı ama işte hem kalitesi hemde gözüm gibi koruduğum bir olta kamışı olmasından ötürü insan ister istemez biraz geriliyor kullanırken 🙂

Şimdilik bu kadar. İyi seyirler ve rastgele.