10 günlük bir aradan sonra Anadolu yakasınada geçecek olmam sebebiyle sabah erken saatlerde boğaz kıyısına attım kendimi. Amacım sabah trafiğinin yoğunluğu geçene kadar avlanabilmek ve daha sonra yola düşmekti. Aynı gün içerisinde hem iş hemde balık avı yapabilmenin zevki bir başka.
Gerekli balık avı giyisilerini kuşandıktan sonra havanında azizliğine uğramamak için cebime bir kaç çapari ( yeşil floş ve beyaz tüy ve iğneli ) ve kurşun aldıktan sonra kovaya ve olta ayağına yer ayırıp oltayı atmaya başladım. Sonuç itibariyle ne olursa olsun hedefim çinekop yakalamaktı. Bu yüzden arada gelen palamutlar için çapari değiştirmeye gerek duymadım. Kullandığım çapari belki palamut alabilirdi ancak palamut için uğraşsaydım muhtemelen bu kadar verimli bir zaman geçiremeyecektim.

REKLAMLAR
Balık saat 10 civarında tamamen kayboldu. İşte o zamana kadar ” fakirin tavuğunun tek tek yumurtlaması ” misali her atışta bir tane alıyordum. Arada istisna olarak bazen iri istavritle çinekop, 3 seferde çift çinekop çekme şansım oldu. Balığın bolluğu bazen iğnenin balığın sağına soluna saplanmasından anlaşılıyordu zaten. Çapari ile av yapacaksanız püf noktası mümkün olan en ağır kurşunu ( 125-150 gram ) kullanarak oltayı akıntıda tutabilmek ve çapariyi sert haraketler ile yapmak. Kabul ediyorum biraz yorucu ama çalışmayanada ekmek yok.
Günün sonucu 46 balık ve mutlu mesut bir av.
Rastgele.
Şubat 9th, 2012 at 01:21
Dün 08.09.2012 günü galata köprüsünden sanırsam lüferi çarpmayla aldım. Boyu 30 cm idi netten baktım lüfer boyunun 30 cmye kadar olduğu bilgisi vardı. Ama çekerken çok zorlandım. Herkese nasip etsin Allah innanılmaz bir duygu, yağmur kar soğuk aklınıza gelmiyor.
Şubat 9th, 2012 at 11:08
İnşallah daha iyi avlara rastgelirsin Sinan.
Şubat 13th, 2012 at 16:23
Bende 10.09.2012 tarihinde galataya gittim fakat hiç balık vurmadı. 3-4 saat kalmışımdır sadece benim değil herkesin kovası bomboştu.