Irmakta Nostalji : Siraz Balığı Avı

Daha öncede bıyıklı balık ( bekir ) ile ilgili bir kaç yazı yazmıştım. Hatta bir keresinde mepse saldıran bir ufaklığı yakalayıp resimleme şansım oldu. Geçen ay ve bu ay içerisinde yaptığım Tokat seyahatinde yine yemli şamandıralı oltayla kefal avları yapmıştım ancak yazma gereği duymamıştım. Bu kez oltaya siraz da gelince nostalji kıvamında paylaşma gereği duydum.

Resimde göreceğiniz büyüklük bu balık için ortalama üzeri sayılabilecek bir büyüklük. Çünkü dinamitçilerden, elektrikçilerden malesef  balığın yaşayabileceği ortamların yok olmasına ve daha önce bir çok kez avlanabileceğimiz ortamların bozulmasına sebep oluyordu. Dere kenarına yine kefal yakalarım belki diyerek indikten sonra daha ilk atışta bu balığı oltada görmek çok büyük bir mutluluk. Bu balık çok güçlüdür. Belki kefal gibi jimnastik haraketleri yapmaz ama hem fiziksel yapısı hem de ağırlığı sayesinde suyun içerisinde size zorlu anlar yaşatabilir.

Yeşilırmakta bir bıyıklı türü Siraz

Klasik şişe mantarlı, küçük kahverengi iğneli ve ince misinalı oltayı solucanla yemleyerek suya indirdikten yaklaşık 2 dakika sonra gelen bu balığı yakalamak güzel bir duygu. Aklınızda bulunsun, hem denizde hemde tatlı suda bıyıklı türü balıkların bir çoğu çift dolaşır. Bu mantıkla hemen oltayı tekrar suya indirip beklerken ikinci balığında oltaya vurması sayesinde kısa süren ama bazı şeylerin değişmeye başladığını görmemi sağlayan güzel bir av gerçekleştirmiş oldum.  Ben bıyıklı balık türlerini genelde ağaç köklerinin altında veya ağaç dallarının suyun içerisine düştüğü derinliği çok fazla olmayan yerlerde ararım. Bu iki cengaverde suya düşmüş ve çamura bulanmış bir ağaç dalı öbeğinin altında geziyorlardı.

Yeşilırmakta bir bıyıklı türü Siraz-2

Her iki balıkta 1 dakikaya yakın heyecanlı bir mücadele yaşattı bana. Dere avları her ne kadar kolay gibi görünse de balığın gezdiği ve yakalanması olası bölgeler genelde dallar ve kütükler ile çevrili oluyor ve balığın bu alanlara girme şansı bulması yüzünden balığı kaybedebiliyorsunuz. Bazı avcı arkadaşlar internet ortamına bu balığın pis yerlerde gezdiğini, diğer balıklara rahat vermediğini, fazla kılçıklı ve ekonomik açıdan gereksiz bir tür olduğunu yazmışlar ancak alakası yoktur. Dipten yemlenen ve sürekli yer değiştiren bu balığın nesli şu anda tehlike altındadır. Özellikle resimde bulunan tür ülkemize has ( diğer memleketlerde olmayan ) bir türdür. Güçlüdür, diğer balık türlerine karşı uysaldır ve eti de eğer usulüne uygun şekilde temizlenirse kılçıksız ve lezzetlidir.

Tüm balıkçı dostlara rastgele.

Irmakta Nostalji : Siraz Balığı Avı” üzerine 3 düşünce

  1. Amatör Balıkçı Yazar

    Merhaba Hakan

    Maalesef gezdiğim bir çok yerde artık bu balık türünü göremiyorum. Yorumumun sebebide buydu. Özellikle Yeşilırmağın bir çok noktasında avlanırken bolca yakalayabiliyorken artık birer ikişer ( ki onlarda ufak ) yakalayabiliyoruz. Üzüntümün sebebide budur. Sebebinide kireçle elektrikle yapılan avlara bağlıyorum.

  2. Hakan

    Siraz balıgı neli tükenen balıklar arasında oldugunu düşünmüyorum. İç anadaolu bölgesinde hemen hemen bütün akar sularda bolca bulunan bir balık türüdür. Bir yanlışlık olmasın ?

  3. Muhammed

    Selam ben Agri da yasiyorum.Agridaki akarsularda yasayan baliklarin %90 ini bu tur olusturuyor.Guzel bir tur lezzetli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir